No. 001Taslak

25 Şubat 2026·İstanbul, Türkiye·1 dakika hisset

Dünya Ortak Bir Şiirdir

Ayasofya'ya girdiğimizde sabahın erken saatleriydi. Ziyaretçi akışı henüz tam olarak başlamamıştı, ama turist grupları yine de içeriye doluşuyordu. Rehberler mikrofona konuşuyordu, flaşlar çakıyordu, kubbeler fotoğraflanıyordu.

Herkes yukarıya bakıyordu.

Bir köşede, kalabalığın dışında, diğerlerinin yanından geçip geçip gittiği bir sütun duruyordu. 532 yılından beri orada. Justinianus döneminden, fetihten, yangınlardan ve depremlerden sağ çıkmış bir mermer. Kimse ona bakmıyordu çünkü çok yakındaydı — gözlerimiz uzağa alışmış.

Durdum.

Elimi yavaşça yüzeye bastırdım. Taş soğuktu. Daima soğuktu. Ama gerçekti — o an oraya aitti, bana aitti, bize aitti. Avuç içimin çizgileri o yüzeyle buluştuğunda bir şey oldu: zaman kısaldı. 532 ile 2026 arasındaki mesafe, bir avuç kadar daraldı.

"Dokunmayınız" yazan bir levha yoktu. İnsanlar yine de dokunmuyordu. Vitrin yok, tel yok, bariyer yok — sadece alışkanlık. "Bak ama dokunma" alışkanlığı. Mesafeyi koruma alışkanlığı. Geçmişi cam arkasında tutma alışkanlığı.

Biz o alışkanlığı kırdık. Sessizce. Gülümseyerek. Birbirimize bakarak.

Dünya bir vitrin değil. O, ortak bir şiir. Ve biz, o şiire bir dokunuşla girdik.

Fotoğraf eklenecek

Dokunulan

Ayasofya'nın 1500 yıllık mermer sütunu

← Günlüğe dön